Aile, toplumun temel yapı taşı olarak kabul edilir. Sosyal bir kurum olarak aile kurumu, ilk insandan günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Her toplumda aile, o toplumun sürekliliğinin sağlanması adına vazgeçilmez değere ve öneme sahiptir. Aile kurumunun sahip olduğu anlamın bir göstergesi olarak aile ilişkileri kurarız. Yaşantımızı bu ilişkiler çerçevesinde geliştiririz. Geçmişten günümüze yaşantımızı sürdürdüğümüz aile kurumu, tarihsel süreçte sahip olduğu bir takım özellikler bağlamında farklı şekillerde sınıflandırılmıştır. Her ne kadar farklı türde, birbirinden farklı sınıflandırmalar içerisinde aile kurumundan söz etsek de, aile kurumunun toplumsal yapı içerisindeki yeri ve önemi her zaman ön plana çıkmıştır.
İnsanın kendisini tanıması, dünyayı algılaması, yaşamı öğrenmesi, kısacası sosyalleşmesi için en fazla ve öncelikli ihtiyaç duyulan kurumların başında aile gelmiştir. Aile kurumunun sahip olduğu bir takım sosyal işlevler de hesaba katıldığında, önemi bir kez daha anlaşılmaktadır. Aile kurumunun sahip olduğu işlevler açısından bakıldığında, bir yandan bireyin gelişimi, diğer yandan ise sosyal ilişkilerin şekillenmesi açısından aile kurumunun önemi ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte, toplumsal yaşamın her alanında bireyin yanında, birey ile birlikte olan aile kurumu, sosyal yaşamı kolaylaştırmıştır. Aile içi ilişkilerden evliliğe, boşanmadan yaşlılığa, aile içi güç ve otorite ilişkilerinden toplumsal cinsiyete kadar birçok konunun karşımıza çıktığı aile kurumu, bireylerarası ilişkilerde ve etkileşimlerde karşımıza çıkmaktadır.
Görseldeki kitap, editörlüğünü Prof. Dr. Erkan Dikici’nin üstlendiği ve Eğitim Yayınevi etiketiyle yayımlanan akademisyenlerin ortak çalışması “Aile ve Sosyoloji” adlı bilimsel inceleme eseridir.
Kitap, sosyolojinin en eski ve köklü kurumlarından biri olan “aile” yapısını, tarihsel süreçlerden günümüzün modern ve dijitalleşen dünyasına kadar çok geniş bir düzlemde ele alır. Aile kurumunun sadece bireysel bir birliktelik olmadığını, toplumsal sürekliliği, kültürel aktarımı ve sosyal dengeleri sağlayan hayati bir mekanizma olduğunu bilimsel verilerle inceler.